

© 2026 e-Gündem. Her hakkı saklıdır


© 2026 e-Gündem. Her hakkı saklıdır

Hazırlayan: Suzan Yurdacan
Fotoğraflar: Coach, Ysl, Miu Miu / Valerio Nico, Natalie’s Book Club
ZERRİN TEKİNDOR
Oyuncu ve Ressam“Londra’da yaşadığım mahallede, içinde harika bir kafesi de olan BookBar adında bir kitapçı var. Orada zaman geçirmeyi çok seviyorum. Çalışanları da çok güleryüzlü ve her zaman çok güzel tavsiyeler veriyorlar. Şehrin merkezinde ise tabii ki muazzam kitapçı,Foyles bulunuyor. Oradan aradığımı bulamadan çıkmışlığım yoktur. National Theater içindeki kitapçı ise oyun metinleri açısından çok iyi. Doğu Londra’daki Donlon Books’a Tsutaya Books da yolum düştüğünde mutlaka uğruyorum. Hiçbir yerde bulunamayan sanat kataloglarını, dergileri bulup getiriyorlar."
MELDA NARMANLI ÇİMEN
ELLE Türkiye Yayın Direktörü
“İnsanın sevdiği kitapçı sanırım karakterini de biraz ele veriyor. Benimki çok net: Londra’nın en keyifli sokaklarından biri olan Marylebone High Street üzerinde yer alan Daunt Books. Edwardian dönemine ait mekandan içeri adım attığınız anda o uzun, ışık dolu galeride zamanın biraz yavaşladığını hissediyorsunuz. Ahşap raflar, yukarıdan süzülen gün ışığı ve neredeyse fısıltıyla dolaşan okurlar… Burası kitap satmaktan çok okuma fikrini romantikleştiren bir yer. Özellikle seyahat kitaplarının ülkelere göre dizildiği bölümü bir kitapçıdan çok bir zihinsel harita gibi; nereye gitmek istediğimi değil, nasıl hissetmek istediğimi seçmek her seferinde çok hoşuma gidiyor. Daunt Books’ta kimse acele etmiyor, kimse algoritmalarla yönlendirilmiyor; keşif tamamen sezgisel.Raflar arasında kaybolmak asla bir zaman kaybı değil, tam aksine bir tür meditasyon. Elinize aldığınız kitabın kapağı, dokusu, hatta sayfaların kokusu bile deneyimin parçası. Dijitalin hızına karşı küçük ama güçlü bir karşı duruş!”
FEM GÜÇLÜTÜRK
Labofem'in Yaratıcısı
“Tokyo Ginza Tsutaya Books… Burası benim için bir kitapçıdan çok kitapların birer tasarıma dönüştüğü kürasyon alanı. Botanik, sanat ve tasarımın birbirine temas ettiği raflar arasında gezerken ‘limited edition’ kitaplar, sanatçı kitapları, özel baskılara rastlamak mümkün. Lizbon’daki masalsı Lello’nun turist akınıyla tam bir ticarethaneye dönüşmüş, gürültüsü ve şaşaası ile insanı yoran hali yok. Sessizliğiyle düşünmeye alan açıyor. Japon estetiğinin o tanıdık boşluk duygusu burada da hissediliyor her şey yerli yerinde ama hiçbir şey üstüme gelmiyor. Işığı, mekanın kendisi ve çalışanları da Japon sadeliğini taşıyor. Burada kendimi yalnızca bir ziyaretçi gibi değil, bir gün yaptığı işlerin bu raflarda durabileceğini düşünen biri gibi hissediyorum."
GEORGI GOSPODINOV
“Bahçıvan ve Ölüm” Çok Satan Kitabının Yazarı
“Seyahat ederken mutlaka gittiğim şehirdeki kitapçıları gezerim. Bir eve gittiğimde de ilk önce kütüphanedeki kitapları incelerim. Bir şehirdeki kütüphaneler ve kitapçı dükkanları o şehir hakkında çok şey söyler. Son dönemde uçak ve trende çok okuyorum.Bu ‘mekanlar’ adeta hareket halinde okuma salonları, insan (kendisiyle başbaşa kalıp) kitap okurken bir nevi hem alanda ve hikayede yol alıyor hissini aynı anda yaşıyor.”
AYTÜL AYKE FIRATOĞLU
Aytül Ayke İletişim Danışmanlığı kurucusu
“Hangi ülkeye gidersem gideyim kitapçılarda vakit geçirmeyi çok seviyorum. Özellikle de belli bir geçmişi olan kitapçılar bana sonsuz ilham veriyor. Tek bir yer söyleyebilmek imkansız. Ancak alanında uzmanlaşmış kitapçıların olması beni daha çok heyecanlandırıyor. New York bu konuda gerçek bir vaha. Bonnie Slotnick Cookbooks’ta yemek dünyasıyla ilgili eşsiz kitaplar bulabilirken, Sweet Pickle Books’ta daha önce başkalarının sahip olduğu kitapları ve turşuları bir arada bulabiliyorsunuz. New York’ta hiçbir şeye şaşırmamak gerekiyor. Ayrıca McNally Jackson da benim her seyahatimde uğradığım, aradığınız her kitaba ulaşabileceğiniz çok merkezi bir adres. İstanbul’da ise Beyoğlu’ndaki Minoa’ya gitmeye bayılıyorum. Bir diğer favorim ise yıllardır vazgeçilmezimiz, Nişantaşı’nın sembollerinden Patika Kitabevi.”
(Okumasa Da) Sürekli Kitap Alanlar/Biriktirenler: Aramızda %100 “Tsundoku”lar Var
Japonca bir kelime, Tsundoku (tsoon-doh-koo).Sürekli kitap alan/biriktiren kişi. İllaki okumak için değil ama kitap almayı seven. (Bu kişi onları hiç okumuyor değil tabii, yani bir sakıncası yok. Tek yan etkisi, evin her yerinde kitaplar olması. İtiraf edeyim, ben de okuduklarım bitmeden almayı severim ama iyi tarafı, hepsi sırasını bekliyor.)
Bu Kitaplar Yakında Vizyonda
Instagram hesabı @dionisos.house üzerinden kitaplarla ilgili güzel öneriler paylaşan Seda Özkan’a sorduk. Filmi çıkmadan okunmasını önerdiği kitap paylaşımını görünce ELLE Türkiye okurlarına hangi eserleri tavsiye ettiğini sorduk. “Mayıs ayında, yazın gelişinden bile daha çok beklenen bir şey varsa, o da ‘Şeytan Marka Giyer 2’ olabilir. Yirmi yılın ardından devam filmini izleyeceğimiz ‘Şeytan Marka Giyer’, aslında Lauren Weisberger’ın aynı isimli kitap serisinden uyarlama. Sinemada kitap uyarlamalarına olan eğilim bu yıl daha da belirgin. Yeni projeler açıklanırken, yaz okuma listenize eklemeler yapmak için iyi bir dönem olabilir. Örneğin Jane Austen’ın en sevilen iki eseri ‘Akıl ve Tutku’ ile ‘Aşk ve Gurur’, film ve mini dizi olarak karşımıza çıkacak kitaplar arasında yer alıyorlar. Dünya edebiyatının en eski eserlerinden biri olan ‘Odysseia’, Christopher Nolan yönetmenliğindeki uyarlaması çıkmadan önce okunabilir. 2000’lerin en popüler fantastik dünyası da bu yıl geri dönüyor. ‘Harry Potter’ı hiç okumadıysanız yılın sonunda çıkacak olan dizi uyarlamasından önce şans verebilirsiniz.Eğer romantik komediyi hem sinemada hem de kitaplarda seviyorsanız Emily Henry’den‘Kış Yaza Kavuşunca’, Katherine Center’dan da ‘Özel Koruma’, yakın dönemde çekimleri başlayan kitap uyarlamaları arasında yer alıyor.”
DR. Bahar ERİŞ
Eğitimci/yazar, @momtalkstr kurucusu
“Listem kalabalık ama bunlar seyahat ederken bizzat gittiğim ve keyif aldığım kitabevleri. New York’ta Strand Bookstore, Bibliotheque, Albertine ve McNally Jackson.Özellikle Strand Bookstore’a bayılıyorum. Sloganı “18 mil boyunca kitap”. 1927’den beri faaliyette. Dört katlı bir bina ve dört katın her birinde ayrı bir etkinlik olabiliyor bazen. Çalışanları da kitap tutkunu. Paris’te Shakespeare and Co. ve Merci, The Used Book Cafe. Tarihi Shakespeare and Co. kitabevine Paris’e her gidişimde ilk gün uğrarım. Çok ilginç bir geleneği de var (devam ediyor mu bilmiyorum ama): Kitabevinin üst katında para ödemeden konaklamak isterseniz üç kuralı yerine getirmeniz gerekiyor: Günde bir kitap okumak. Arşivler için tek sayfalık bir otobiyografi yazmak. Dükkanın işlerine birkaç saat yardım etmek. Paris’te tarihi kitaplar arasında uyumak, rüyanın ta kendisi! Londra’da Daunt Books (Marylebone şubesi) ve Hatchards Bookstore. Buenos Aires’te de favori adresim var: El Ateneo Grand Splendid. Buranın mimarisi beni büyülemişti. Bunu okuyup giderseniz kesinlikle pişman olmazsınız. Ve biraz daha “yakın” mesafe bir öneri: Bükreş’teki Cărturești Carousel.”
Yeni Trend Duyurusu: " Reading Date"
Bunu da gördük.“Reading date"ler yükselişte. Belki ilk buluşma için iyi fikir değil, ancak ilişkinin ileriki dönemleri için nefis bir alternatif. Ne de olsa okumak çok çekici! Düşünsenize “Rahatsız etmeyin, reading date’teyim” diyebiliyorsunuz.
THE ORIGINAL ROOTS PODCAST’İN KURUCUSU ASLI TURANLI İLE KISA KISA YURTDIŞINDA SEVDİĞİ KİTAPÇILAR
“Seyahatlerimde kitapçılar benim için sadece alışveriş noktası değil, aynı zamanda o şehrin ruhunu hissettiğim yerler oluyor. Paris’teki Shakespeare and Co.,edebiyatın yaşayan bir hafızası gibi; dar koridorları ve pencerelerinden süzülen ışıkla insanı başka bir zamana taşıyor. Kitap kulübüm The Original Roots ile de burada küçük ama benim için çok anlamlı bir bağ kurduk; kitap kulübü paylaşımlarımızdan bazılarını buradan yapmıştım. Londra’da Daunt Books, özellikle seyahat kitapları bölümüyle dünyanın farklı coğrafyalarını keşfetme hissini çok güçlü veriyor. Kesinlikle öneriyorum. Milano’daki Libreria Verso ise daha modern ve kürasyon odaklı yapısıyla ilgimi çekiyor; seçkisi ve atmosferiyle yeni nesil bir kitapçı deneyimi sunuyor. Bu mekanların ortak noktası olan kitapla kurulan bağı sadece okumaktan çıkarıp bir deneyime dönüştürmelerini seviyorum.”
Son Dönemde Herkese Önerdi̇ği̇ 3 Kitap:
“Kötü Feminist”, Roxane Gay. Feminist olmanın tek bir doğru yolu olmadığını çok samimi ve dürüst bir dille anlatıyor. Bu kitabı okurken kendimle yüzleştim;kusurlarımla, çelişkilerimle ve bazen yeterince “doğru” olamama halimle barışmayı öğrendim. Bu kitap bana mükemmel olmadan da güçlü ve samimi bir kadın olmanın mümkün olduğunu hatırlattı.
“The Creative Act: A Way of Being”, Rick Rubin. Yaratıcılığa çok sade ama derin bir perspektif sunuyor.“Atomic Habits”, James Clear. Günlük alışkanlıkların hayatı nasıl dönüştürdüğünü çok net bir şekilde ortaya koyuyor “Atomic Habits” bana büyük değişimlerin aslında küçücük adımlarla başladığını öğretti; her gün kendime verdiğim sözlerin kim olduğumu şekillendirdiğini fark ettim. Disiplinin sert bir kuraldan çok kendime gösterdiğim bir özen olduğunu bu k

Hazırlayan: Suzan Yurdacan
Fotoğraflar: Coach, Ysl, Miu Miu / Valerio Nico, Natalie’s Book Club
ZERRİN TEKİNDOR
Oyuncu ve Ressam“Londra’da yaşadığım mahallede, içinde harika bir kafesi de olan BookBar adında bir kitapçı var. Orada zaman geçirmeyi çok seviyorum. Çalışanları da çok güleryüzlü ve her zaman çok güzel tavsiyeler veriyorlar. Şehrin merkezinde ise tabii ki muazzam kitapçı,Foyles bulunuyor. Oradan aradığımı bulamadan çıkmışlığım yoktur. National Theater içindeki kitapçı ise oyun metinleri açısından çok iyi. Doğu Londra’daki Donlon Books’a Tsutaya Books da yolum düştüğünde mutlaka uğruyorum. Hiçbir yerde bulunamayan sanat kataloglarını, dergileri bulup getiriyorlar."
MELDA NARMANLI ÇİMEN
ELLE Türkiye Yayın Direktörü
“İnsanın sevdiği kitapçı sanırım karakterini de biraz ele veriyor. Benimki çok net: Londra’nın en keyifli sokaklarından biri olan Marylebone High Street üzerinde yer alan Daunt Books. Edwardian dönemine ait mekandan içeri adım attığınız anda o uzun, ışık dolu galeride zamanın biraz yavaşladığını hissediyorsunuz. Ahşap raflar, yukarıdan süzülen gün ışığı ve neredeyse fısıltıyla dolaşan okurlar… Burası kitap satmaktan çok okuma fikrini romantikleştiren bir yer. Özellikle seyahat kitaplarının ülkelere göre dizildiği bölümü bir kitapçıdan çok bir zihinsel harita gibi; nereye gitmek istediğimi değil, nasıl hissetmek istediğimi seçmek her seferinde çok hoşuma gidiyor. Daunt Books’ta kimse acele etmiyor, kimse algoritmalarla yönlendirilmiyor; keşif tamamen sezgisel.Raflar arasında kaybolmak asla bir zaman kaybı değil, tam aksine bir tür meditasyon. Elinize aldığınız kitabın kapağı, dokusu, hatta sayfaların kokusu bile deneyimin parçası. Dijitalin hızına karşı küçük ama güçlü bir karşı duruş!”
FEM GÜÇLÜTÜRK
Labofem'in Yaratıcısı
“Tokyo Ginza Tsutaya Books… Burası benim için bir kitapçıdan çok kitapların birer tasarıma dönüştüğü kürasyon alanı. Botanik, sanat ve tasarımın birbirine temas ettiği raflar arasında gezerken ‘limited edition’ kitaplar, sanatçı kitapları, özel baskılara rastlamak mümkün. Lizbon’daki masalsı Lello’nun turist akınıyla tam bir ticarethaneye dönüşmüş, gürültüsü ve şaşaası ile insanı yoran hali yok. Sessizliğiyle düşünmeye alan açıyor. Japon estetiğinin o tanıdık boşluk duygusu burada da hissediliyor her şey yerli yerinde ama hiçbir şey üstüme gelmiyor. Işığı, mekanın kendisi ve çalışanları da Japon sadeliğini taşıyor. Burada kendimi yalnızca bir ziyaretçi gibi değil, bir gün yaptığı işlerin bu raflarda durabileceğini düşünen biri gibi hissediyorum."
GEORGI GOSPODINOV
“Bahçıvan ve Ölüm” Çok Satan Kitabının Yazarı
“Seyahat ederken mutlaka gittiğim şehirdeki kitapçıları gezerim. Bir eve gittiğimde de ilk önce kütüphanedeki kitapları incelerim. Bir şehirdeki kütüphaneler ve kitapçı dükkanları o şehir hakkında çok şey söyler. Son dönemde uçak ve trende çok okuyorum.Bu ‘mekanlar’ adeta hareket halinde okuma salonları, insan (kendisiyle başbaşa kalıp) kitap okurken bir nevi hem alanda ve hikayede yol alıyor hissini aynı anda yaşıyor.”
AYTÜL AYKE FIRATOĞLU
Aytül Ayke İletişim Danışmanlığı kurucusu
“Hangi ülkeye gidersem gideyim kitapçılarda vakit geçirmeyi çok seviyorum. Özellikle de belli bir geçmişi olan kitapçılar bana sonsuz ilham veriyor. Tek bir yer söyleyebilmek imkansız. Ancak alanında uzmanlaşmış kitapçıların olması beni daha çok heyecanlandırıyor. New York bu konuda gerçek bir vaha. Bonnie Slotnick Cookbooks’ta yemek dünyasıyla ilgili eşsiz kitaplar bulabilirken, Sweet Pickle Books’ta daha önce başkalarının sahip olduğu kitapları ve turşuları bir arada bulabiliyorsunuz. New York’ta hiçbir şeye şaşırmamak gerekiyor. Ayrıca McNally Jackson da benim her seyahatimde uğradığım, aradığınız her kitaba ulaşabileceğiniz çok merkezi bir adres. İstanbul’da ise Beyoğlu’ndaki Minoa’ya gitmeye bayılıyorum. Bir diğer favorim ise yıllardır vazgeçilmezimiz, Nişantaşı’nın sembollerinden Patika Kitabevi.”
(Okumasa Da) Sürekli Kitap Alanlar/Biriktirenler: Aramızda %100 “Tsundoku”lar Var
Japonca bir kelime, Tsundoku (tsoon-doh-koo).Sürekli kitap alan/biriktiren kişi. İllaki okumak için değil ama kitap almayı seven. (Bu kişi onları hiç okumuyor değil tabii, yani bir sakıncası yok. Tek yan etkisi, evin her yerinde kitaplar olması. İtiraf edeyim, ben de okuduklarım bitmeden almayı severim ama iyi tarafı, hepsi sırasını bekliyor.)
Bu Kitaplar Yakında Vizyonda
Instagram hesabı @dionisos.house üzerinden kitaplarla ilgili güzel öneriler paylaşan Seda Özkan’a sorduk. Filmi çıkmadan okunmasını önerdiği kitap paylaşımını görünce ELLE Türkiye okurlarına hangi eserleri tavsiye ettiğini sorduk. “Mayıs ayında, yazın gelişinden bile daha çok beklenen bir şey varsa, o da ‘Şeytan Marka Giyer 2’ olabilir. Yirmi yılın ardından devam filmini izleyeceğimiz ‘Şeytan Marka Giyer’, aslında Lauren Weisberger’ın aynı isimli kitap serisinden uyarlama. Sinemada kitap uyarlamalarına olan eğilim bu yıl daha da belirgin. Yeni projeler açıklanırken, yaz okuma listenize eklemeler yapmak için iyi bir dönem olabilir. Örneğin Jane Austen’ın en sevilen iki eseri ‘Akıl ve Tutku’ ile ‘Aşk ve Gurur’, film ve mini dizi olarak karşımıza çıkacak kitaplar arasında yer alıyorlar. Dünya edebiyatının en eski eserlerinden biri olan ‘Odysseia’, Christopher Nolan yönetmenliğindeki uyarlaması çıkmadan önce okunabilir. 2000’lerin en popüler fantastik dünyası da bu yıl geri dönüyor. ‘Harry Potter’ı hiç okumadıysanız yılın sonunda çıkacak olan dizi uyarlamasından önce şans verebilirsiniz.Eğer romantik komediyi hem sinemada hem de kitaplarda seviyorsanız Emily Henry’den‘Kış Yaza Kavuşunca’, Katherine Center’dan da ‘Özel Koruma’, yakın dönemde çekimleri başlayan kitap uyarlamaları arasında yer alıyor.”
DR. Bahar ERİŞ
Eğitimci/yazar, @momtalkstr kurucusu
“Listem kalabalık ama bunlar seyahat ederken bizzat gittiğim ve keyif aldığım kitabevleri. New York’ta Strand Bookstore, Bibliotheque, Albertine ve McNally Jackson.Özellikle Strand Bookstore’a bayılıyorum. Sloganı “18 mil boyunca kitap”. 1927’den beri faaliyette. Dört katlı bir bina ve dört katın her birinde ayrı bir etkinlik olabiliyor bazen. Çalışanları da kitap tutkunu. Paris’te Shakespeare and Co. ve Merci, The Used Book Cafe. Tarihi Shakespeare and Co. kitabevine Paris’e her gidişimde ilk gün uğrarım. Çok ilginç bir geleneği de var (devam ediyor mu bilmiyorum ama): Kitabevinin üst katında para ödemeden konaklamak isterseniz üç kuralı yerine getirmeniz gerekiyor: Günde bir kitap okumak. Arşivler için tek sayfalık bir otobiyografi yazmak. Dükkanın işlerine birkaç saat yardım etmek. Paris’te tarihi kitaplar arasında uyumak, rüyanın ta kendisi! Londra’da Daunt Books (Marylebone şubesi) ve Hatchards Bookstore. Buenos Aires’te de favori adresim var: El Ateneo Grand Splendid. Buranın mimarisi beni büyülemişti. Bunu okuyup giderseniz kesinlikle pişman olmazsınız. Ve biraz daha “yakın” mesafe bir öneri: Bükreş’teki Cărturești Carousel.”
Yeni Trend Duyurusu: " Reading Date"
Bunu da gördük.“Reading date"ler yükselişte. Belki ilk buluşma için iyi fikir değil, ancak ilişkinin ileriki dönemleri için nefis bir alternatif. Ne de olsa okumak çok çekici! Düşünsenize “Rahatsız etmeyin, reading date’teyim” diyebiliyorsunuz.
THE ORIGINAL ROOTS PODCAST’İN KURUCUSU ASLI TURANLI İLE KISA KISA YURTDIŞINDA SEVDİĞİ KİTAPÇILAR
“Seyahatlerimde kitapçılar benim için sadece alışveriş noktası değil, aynı zamanda o şehrin ruhunu hissettiğim yerler oluyor. Paris’teki Shakespeare and Co.,edebiyatın yaşayan bir hafızası gibi; dar koridorları ve pencerelerinden süzülen ışıkla insanı başka bir zamana taşıyor. Kitap kulübüm The Original Roots ile de burada küçük ama benim için çok anlamlı bir bağ kurduk; kitap kulübü paylaşımlarımızdan bazılarını buradan yapmıştım. Londra’da Daunt Books, özellikle seyahat kitapları bölümüyle dünyanın farklı coğrafyalarını keşfetme hissini çok güçlü veriyor. Kesinlikle öneriyorum. Milano’daki Libreria Verso ise daha modern ve kürasyon odaklı yapısıyla ilgimi çekiyor; seçkisi ve atmosferiyle yeni nesil bir kitapçı deneyimi sunuyor. Bu mekanların ortak noktası olan kitapla kurulan bağı sadece okumaktan çıkarıp bir deneyime dönüştürmelerini seviyorum.”
Son Dönemde Herkese Önerdi̇ği̇ 3 Kitap:
“Kötü Feminist”, Roxane Gay. Feminist olmanın tek bir doğru yolu olmadığını çok samimi ve dürüst bir dille anlatıyor. Bu kitabı okurken kendimle yüzleştim;kusurlarımla, çelişkilerimle ve bazen yeterince “doğru” olamama halimle barışmayı öğrendim. Bu kitap bana mükemmel olmadan da güçlü ve samimi bir kadın olmanın mümkün olduğunu hatırlattı.
“The Creative Act: A Way of Being”, Rick Rubin. Yaratıcılığa çok sade ama derin bir perspektif sunuyor.“Atomic Habits”, James Clear. Günlük alışkanlıkların hayatı nasıl dönüştürdüğünü çok net bir şekilde ortaya koyuyor “Atomic Habits” bana büyük değişimlerin aslında küçücük adımlarla başladığını öğretti; her gün kendime verdiğim sözlerin kim olduğumu şekillendirdiğini fark ettim. Disiplinin sert bir kuraldan çok kendime gösterdiğim bir özen olduğunu bu k